Fiilde erimiş fikir

Tomurcuk Derdinde Olmak

Author: Yorum yapılmamış Share:

Gençlik, insan yaşamının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemine tekabül eden bir evredir. Bu evre insan yaşamında kritik öneme sahiptir. Zira bu yaşta yapılan birikim ve yatırımlar gencin hayat adlı uzun ve bir o kadar da zorlu yolculuğunda bir nevi sigorta mahiyeti taşıyacaktır. Fert ve millet olarak geleceğimizin teminatı olan bu dönemde, bireylerimizi vasıflı bir şekilde yetiştirmek aydınlık bir Türkiyenin potansiyel gücünü kinetik enerjiye çevirmemizi sağlayacaktır. Peki bu gençler nasıl yetiştirilecek? Cevabımız belli: Köklerinden beslenip, büyük ideallerin peşinde koşma ve bu idealleri gerçekleştirme gayesiyle daima aydınlığa koşarak!

 

Geçmişimiz  göstermiştir ki Türkler hedef adamıdır! Ve Türklerin en önemli hedefi Allahü Tealanın ismini dünyaya yayarak, Allahü Tealanın rızasını kazanmaktır. İşte bu davayı hakkıyla yerine getirmek için yapılacak şeylerden biri de genç ve dinamik kadrolar yetiştirerek milletimizin bin yıllık idealine adım adım yaklaşacak uzun nefesli, dirayetli bir o kadar da nefsine sahip çıkabilen neferler yetiştirmektir. Tüm samimiyetimizle inanarak belirtiyoruz ki Kızılelmamız gözle görülecek kadar yakın… Çekingenliğimiz bitsin artık! Dürbünle izlediğimiz burnumuzun ucundaki idealleri, çıplak gözle görme vakti geldi hatta geçiyor!

 

Tarih, ülkeleri, milletleri, toplumları, kuruluşları etkileyen eylemlerden doğan olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki nedensel bağları, bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu uygarlıkları, milletlerin kendi iç sorunlarını vb. inceleyen ilim dalıdır. İşte bu yüzden önemli düşünce insanımız 1906 doğum tarihli Samiha Ayverdi hanım: ‘’Bu günün Türk çocuğu hemen hemen geçmişinden habersiz. Onun için de, mazisinin ihtişamlı varlığı ile bağlantı kuramıyor, oradan kendi yaşadığı zamana kovasını daldırıp o berrak, o temiz ve o duru sudan bu güne bir şeyler aktaramıyor. Susuzluktan bayılsa da, harâretini teskin edecek bir yudum vereni yok.’’ diyordu. Haklıydı… Haklı olmasa ondan sonra fikri mücadele bayrağını kıymetli büyüklerinden devralan Osman Yüksel Serdengeçti bir Edirne gezisinden sonra ‘’Edirne’de minareler kadar cemaat yok!’’ diyerek sitem etmezdi. Açık bir usülde bellidir ki Edirne’de o muazzam büyük camiler ihtiyaç üzerine yapılan eserlerdi. Sırf bunu idrak edebilsek 3 kıtaya yayılan ecdadımızın mukaddes dinine nasıl yapıştığını görürdük değil mi? İşte bu yüzden tarih ilmi mühim! (Sosyolojik vakaları sağlıklı değerlendirmek maksadıyla yazımızın ilerleyen bölümlerinde tarihe değinmekte fayda olacağı kanaatindeyiz.)

 

 Türk-İslam medeniyeti çok büyük idealistler yetiştirmiş bir fabrikadır. Bunlar saymakla bitmeyecek kadar çok ve anlatılması ciltler sürecek kadar mühim şahsiyetlerdir. Maksadımızı aşmamak adına yazımızda hayatı boyunca kendisine büyük idealler koyan hedef adamı Fatih’e değinmek istiyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han 7 dil bilen birisiydi(Türkçe,Arapça,Farsça,Yunanca,Latince,İbranice ve Boşnakça). Bugün Türkiye’de bırakın 7 dili, dünya dili olan İngilizceyi bilen kaç gencimiz var? Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’un fethinde önemli rol oynayan şahi toplarının balistik hesaplamalarını yapan iyi bir mühendisti. Bu tabi ki onun zahiri yönleri… Gelelim o bilge zatın içine… Tarihçi  Yavuz Bahadıroğlu Bey’in Derin Tarih Mecmuası 62.sayısında Fatih Sultan Mehmet Han ile ilgili yazdığı yazıda şöyle diyor: ’’Bir ev ki,içinde yaşayanların hiçbiri sabah namazını kazaya bırakmıyor.Günün her saatinde kubbeleri Kur’an tilavetinin insanı vecde getiren ilahi terennümüyle yıkanıyor;odalarında,salonlarında,koridorlarında naatlar,münacatlar,ilahiler dolanıyor. Küçükten büyüğe herkes hayrat düşünüyor,iyilik konuşuyor;adımlar ‘’sevap’’ ve ‘’günah’’ kavramlarının şuurunda atılıyor. İşte bu ev,Fatih’in doğduğu,büyüdüğü evdir. ’’ Şimdi soruyorum sizlere  hangi gencimizin ailesi Fatih’in ailesi gibi? Buradan anlaşılıyor ki aile sistemimiz ne kadar sağlıklı ve şuurlu olursa o aileden Fatihlerin yetişmesi bir o kadar tabii… Peki sadece aile yeter mi? Elbette kafi gelmez. Kişinin çevresi onun şahsi inkişafında belirleyici rol oynar. Gelin birde dünyaya gelmiş ve gelecek tüm kişiler arasında en idealisti olan Sevgili Peygamberimiz ’’sallallahü aleyhi ve sellem’’e kulak verelim: “Kötü arkadaş, demirci körüğü gibidir. Üflenince, ateş kıvılcımları seni yakmazsa da, kokusu seni rahatsız eder.” [Buhârî] ve “İyi arkadaş, güzel koku satan gibidir. Sana koku sürmese de, yanında bulunduğun müddetçe güzel kokusundan faydalanırsın.” [Müslim] Formül belli: İyilerle beraber olacağız! Şimdi fenni limini ve ailesini incelediğimiz Fatih’in çevresindekileri inceleyelim: Molla Gürani, Molla Hayreddin, Molla Zeyrek, Molla Hüsrev, Vezir ve Hoca Yusuf Sinan Paşa, Bursalı Vezir Ahmed Paşa, Çelebizade Abdülkadir Amidi, Hacezade Müslihüddin Mustafa Efendi ve Ak Şemseddin Hazretleri… Ve daha niceleri… İşte cihangir bir padişah böyle yetişiyor: Birden çok lisan, faydalı İlim, şuurlu ve örnek bir aile ve iyilerden müteşekkil bir çevre!

 

Bizler Allahü Tealanın kullarıyız… Ve kulların bu yolda gerçekleştirmesi gereken mühim vazifeleri vardır.Bunlardan birisi de cihattır! Cihat Allah’a hizmettir. Ve bu hizmetin kolay yolu yoktur! Çile ve ızdırap bu yolun cilvesidir. Bilinmelidir ki büyük ve sonsuz mutluluklar çileli yollardan geçer… Necip Fazıl Kısakürek’in edebi bir dille ifade etttiği gibi:’’Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur!’’ Biz 21.yüzyıl Müslüman Türk gençleri! Öyle bir ağaç olalım ki milyonlarca Türk-İslam Mefkuresinin neferleri gibi milyarlarca tomurcuğumuz olsun.  Bizde oluşan meyveler ihtiyacı olanları doyursun, sıkıntılı günlerde hararetlerini gidersin… Ve gün gelir de amel defterimiz kapandığı gün, ağacımız devrildiği vakit bizden dökülen meyveler kıymeti bilinenler tarafından toprağa ekildiğinde büyük bir orman olalım! Ve o ormanın en tatlı meyvesi Kızılelma olsun!

 

Esen kalın!

Cemal BERKTAŞ

Previous Article

Mor Yazmalı Bir Kız

Next Article

Bir Osman Cavcı Söyleşisi

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir