Fiilde erimiş fikir

Muasır Medeniyet Mefkuremiz

Author: 2 yorum Share:

Muasır(çağdaş) medeniyet olmanın belli kaideleri vardır. Bu kaideler gerçekleşmeden medeniyetlerin çağa ayak uydurmasını beklemek mizahi bir vakadır. Dünya sebepler üzerine kurulmuş neden-sonuç usülüne göre işleyen bir düzene sahiptir. Bir eylemin gerçekleşmesi için gerekli sebeplere yapışmak gerekir. Mesela (içtiğim ilaç ağrımı kesti), (Seyyidet Nefise hazretlerine adak yapınca, hastam iyi oldu), (Çorba beni doyurdu), (Su, hararetimi giderdi) sözleri, bu şeylerin hep vesile ve vasıta olduklarını göstermektedir. Devletimizin de muasır medeniyetler seviyesine çıkması,kendisinden ileride bulunan devletleri geçip onlara örnek teşkil etmesi için sebeplere yapışması lazımdır…Peki nedir bu sebepler?El- cevap:Eğitim,öğretim,kültür-sanat faaliyetleri..!

 

Eğitim,lügat anlamına bakılacak olursa belli bir bilim dalında, belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme ve geliştirme işidir. Çağı yakalamak ve yeni çağı açanlardan olmak için eğitime büyük önem verilmelidir. Ağacı yaşken eğmemek için Türkiye milli,manevi ve nitelikli  eğitim sistemine geçmelidir. Peki bahsettiğimiz vaka nasıl gerçekleşir? Ha deyince olur mu? Belli bir usulü var mıdır? Her mevzuda olduğu gibi bu işin yolu ve yordamı bellidir. Yapılması gereken ana soruna çözüm getirmektir .Sanıldığı gibi ana sorun gençlikte değildir.Gençlik sistemin kurbanı olmuş,istenildiği gibi kalıplara sokulmuştur. Kendinden habersiz,enerjisi absorbe edilmiş bir haldedir. Sorun sistemin ta kendisidir!Müfredatlar sorunludur,lüzumsuz bilgiler fazla yer kaplamaktadır.Hitit,Asur,İyonya karmaşasından çıkıp Milli tarihe önem verilmelidir.Şuan bazı çevrelerin: ’’Osmanlılardan bahsediliyor,yetmez mi?’’ diye haykırdığını duyuyorum…Ancak fikrinize katılmıyorum…Sadece Osmanlı yetmez(Hala tam manasıyla anlatılmıyor o da ayrı bir bahis)!Tüm Türk-İslam devletleri incelenmeli!Hitit’e verilen önem Timur’a neden verilmiyor? Cilalıtaş Devri kadar Babürlerden neden bahsedilmiyor?

 

İnşaat sahipleri ortaya konulacak eserin kalitesini arttırmak için vasıflı mimarlar seçer.Öğretmenler ise geleceğin mimarlarıdır.Cv’leri sağlam olmalıdır.Milletimizi tek çatı altında tutupimuasır medeniyetler seviyesine çıkaracak olan devletimiz ise mimarlarını vasıflı seçmelidir!Ne yazık ki Öğretmen puanlarımız olması gerekenden çok düşük… İstatistiklerle konuşacak olursak:ODTÜ Fizik öğretmenliği taban puanı 379(Örnek puan yüksek bir üniversiteden verilmiştir.);ODTÜ Makine Mühendisliği tavan puanı ise 430… Şimdi elimizi ilk önce aklımıza akabinde vicdanımıza koyalım 379 puan ile ODTÜ gibi büyük bir üniversiteden Fizik öğretmeni olarak mezun olan vasat bir öğrenci,nasıl olurda taban puanı 430 olan bir talebe yetiştirebilir? Öğretmenin,talebesinden üstün olması gerekmez mi? Şimdi suç gençlikte midir,yoksa gençliğe onu yetiştirebilecek kapasitede olmayanları o vazifeye getirenlerde midir? Yazımızdan yanlış sonuçlar çıkarılmasın. Hedefimiz kesinlikle öğretmenler değil.Sözümüz öğretmenlik gibi bir devletin geleceğini inşa edecek mühim bir mesleği yerlerde süründüren sözüm ona eğitimciler(!)edir.Nitelikli öğretmen alımı sağlandıktan sonra doğal olarak nitelikli talebeler yetişecektir…Önce etki sonra tepki…

 

Türkiye çoğunluğu Müslümanlardan oluşan,1000 yıllık geçmişi olan;şu anki vaziyeti ile  ulus devlet olarak adlandırlan cihanşümul bir devlettir.Ve belirtmek gerekir ki Türkler hedef adamıdır!Tarih göstermiştir ki hedefe varmak için ellerinden geleni yapan bu asil milletin asil evlatları yine çileli ellerini taşın altına koyacaktır.Milletimizin büyük ideallerinden biri Nizam-ı Alem için İlay-ı Kelimetullah davasıdır.(Dünyaya nizam vermek için Allah’ın adını yaymak…)Bu dava bir oyun veya macera değildir.Bu yüzden belli şartlar yerine getirilmelidir.Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak bu yolun ilk kademesidir.1000 yıllık mazimiz incelendiğinde bu seviyelerde olduğumuz apaçık ortadadır.Talas Savaşından sonra demlenmeye başlayan Türkler hep Türk-İslam çizgisinde olan güzel desenli bardağın içinde kendini bulmuş,günah ve sevap sınırlarını öğrenmiş akham-ı İslamiyeye uygun bir yaşam sürmüşlerdir.Ancaak son 150 yılda hürriyet kisvesi altında bardağımız kırılmıştır.Yazar Selman Kayabaşı’nın deyimiyle Maksatları bardağı da dökmek değildi.Çayı içilmez hale getirmekti… Muasır medeniyet olma mefkuremizi gerçekleştirmek için yapılması gereken çayı Türk-İslam motifleriyle süslü bardağına koymaktır!Unutmamalı ki demini İslam’dan alan Türkün semaverinden oluk oluk bilgelik akmaya devam edecektir.Kavuşmak arzusuyla tutuştuğumuz Kızılelma’da buluşmak dileğiyle..

 

Allahaısmarladık…

Cemal BERKTAŞ

Previous Article

Beyaz Perdenin Ak Yüzlü Kahramanı:Malkoçoğlu-Prof.Dr.Taner TATAR

Next Article

Hayat Yolu(1973)-Kara Ozan(Yaşar Bozkurt)

You may also like

2 yorum

  1. Farklı insanların yazılarının bir kalpte harmanlanması güzel olmuş, teşekkürler…

  2. Düşündüklerimizi yazıya döken birinin olması hala umudun var olduğunu gösteriyor.öyle ki geçmişten gelen bu eğitimde yara ülkemizde yazı yazmayı unutmuş insanlar bunun bir kanıtı. Eğitim sisteminde sınavlar test usulü olursa millet ne yazmayı bilir ne okuduğu ile ilgili fikir üretmeyi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir