Kategori: Şiir

0

İse

Eserse rüzgar bir gün,Ötükenden Kerküke! Uyanın derse Avara,Uygura,Göktürke! Kurulursa,Turan adlı bir ülke!! Susar…Susar o zaman BERKTAŞ adlı köle… Okunursa ezanlar,Karabağ’dan Sincana! Kalkarsa şehadet parmakları,Anadolu’dan Asyaya! Haykırırsa bir yiğit Kızılelmaya Turana!! Susar…Susar o zaman BERKTAŞ adlı bir yaya… Dağılırsa zekatlar,Ülkemden Afrikaya! Yayılırsa,Kelimetullah Acem diyarına Gelirse aleme nizam,siyah beyaz kol kola Susar…Susar o zaman BERKTAŞ adlı bir kaya… Cemal BERKTAŞ

0

Hasret-(Ali Osman Aydoğan)

Hasret insanı savuran bir kasırga Parmak uçlarını sızlatan bir dalga Rüyada bir zincir izi bırakmış boyunda İnsanda bir hüzün bir ağlama… Uzun yıllardan sonra o anki buluşma İnsanı süzen hasret dolu gözler Kabarcık oluşturmuş alındaki terler Gözlerdeki yaş bunalmış zihinler… Ali Osman AYDOĞAN

1

Hakikat

Damlamış ak boyalar zülfüne, Dökülmüş kardan zülfler; omuzlarına… Silkelensen çığ felaketi..Aman dikkat! Yerinde dur çok önemli sıhhat… Sigaran volkan gibi tütmekte.. Lavları seni beni yakmakta, Ama şiddeti azalarak… Bir gün ise sönecek!Aman dikkat! Zahir ölüm tek hakikat! Cemal BERKTAŞ

0

Firardayım

Olur ya başlar zor zamanlar… Çanakkale gibi geçilmeyen! Beyninin içinde patlar durur bombalar Can yakıp da öldürmeyen! İşte o andayım. Aklı selimden firardayım… Olur ya başlar zor zamanlar… Bakarsın ya on saniyede bir kol saatine Akrebin yeri bellidir de, Kızarsın yelkovana adım atmaz diye! İşte o andayım. Aklı selimden firardayım… Cemal BERKTAŞ  

1

Ölüme Yolculuk

Kasvetli gecede sokakta bir adam, Vuslatı görmeden yürüyor durmadan Saatte ilerliyor; Son deminde akşam. Ses seda yok;loş ışıklı bir sokak… Durmadan ilerliyor bir çift ayak! Mevsim sonbahar ve esmekte rüzgar, Adamın saçlarında ne arıyor kar? Yürüdükçe şakakta artıyor beyazlar… Kar yağıyor çılgınca durmadan! Çıkan tek ses boyalı kunduradan! Saatte ilerliyor; Korkmuyor mu bu insan? Loş ışıklar çekiliyor lambadan Seçemiyor gözlerim artık...

0

Denizi Seyret Paşa

Sıkıldın mı? Kimsede mi yok..? Al simitini,paran varsa çayı da unutma Git Florya’ya, Denizi seyret paşa… Başka yolu yok! Hem o da yalnız biraz da sıkkın Neden mi? O da terkedilmiş Üstüne üstelik çakıl taşlarıyla dayak yemiş! Beş dakika bakılıp, geçilmiş Anlayacağın senden daha dertli… Git ona, anlat içindekileri! O dinler, kesin dinler Yalnız yalnızı...

1

Tasvir

  Yakıyor gönlümü; batmakta olan güneş Akşam vakti giriyor dünyaya, Huzur veren ezan sesi gök semada İstekle kalkıyor eller havaya… Ve battı güneş hiç doğmayacakmış gibi. Fotoğraflıyordu bu anı gencin biri Süleymaniye camiide namaz vakti Yayılmakta, müezzinin naif sesi Galata da vermeye başladı ışıkları; Eminönü’nde balık ekmek keyfi… Genç bırak elindeki makineyi! Bak dönüyor! Boğaz turundan...

1

İhtimal…

Kimse anlamıyor değil mi seni? Kimse derdinle dertlenmiyor… Akla iki sual geliyor derttaş: Ya millet âma olmuş! Ya da sen kâbus görüyorsun! Şu vakit düşünelim… Millet âma olduysa elden ne gelir? Hiçbir şey gelmez. Gidelim ikinci ihtimale… Kâbus görüyorsan nolacak? İşte burda!İki sual çıkar meydana : Ya alem sağır olmuş, Duymaz çığlıklarını… Ya da sen...