Fiilde erimiş fikir

Hayat Yolu(1973)-Kara Ozan(Yaşar Bozkurt)

Author: Yorum yapılmamış Share:

-1-
Şu köprünün yolu öyle yoldur ki
Katır geçer, Eşek geçer, At geçer.
Ordan geçmeyecek canlı varmı ki,
Tazı geçer, Kestil geçer, İt geçer.

Şimdi anlatayım yolları sana,
Aman sabrınızı taşırmayın ha.
Şu söze kulak ver yalan mı yoksa?
Milyar geçer, Milyon geçer, Pul geçer.

Şu yola bak sanki Tanrı yapısı,
Acep neredendir bunu kapısı,
Geçemez oradan asla başkası,
Ağa geçer, Paşa geçer, Bey geçer.

Konuşması milyar ile milyondan,
Tutmuştur yükünü yalan ile dolandan.
İstanbulAnkara, İzmir yolundan,
Butik geçer, Maç geçer, Ford geçer.

Koşarsın mevsimlik elbiselere,
İnersin binersin mersedeslere.
Böyle haramzade midelerine,
Şeker geçer, Kaymak geçer, Bal geçer.

Dağılsın okulda gör dümbükleri,
Erkeği avradı gel de seç bari.
Sakalı hiç şaşmaz teke misali,
Dekan geçer, Prof geçer, Doç geçer.

-2-
Şu yol bizim köyden ormana gider,
Orada bülbüller şakıyıp öter,
Oduncu teninden söktüğündü ter,
Ana geçer, Oğul geçer, Kız geçer.

Görmüş olsaydın bir yayla yolunu,
Büklüm büklüm çıkar yokuşa doğru,
Geldiğinde hele baharın ayı,
Koyun geçer, Kuzu geçer, Koç geçer.

Sarp dağ yolların bilirmisin sen,
Her gün geçer iken şaşırırım ben,
Kış olupta serpsin kar pisem pisem,
Ayı geçer, Tilki geçer, Kurt geçer.

Köy yolunun bitmez tozu dumanı,
Ordan geçmek her yiğidin kârı mı,
Hele gelsinde gör seçim zamanı,
Sandık geçer, Mühür geçer, Zarf geçer.

-3-
Ekinler olupta biçildiğinde,
Danesi samandan seçildiğinde,
Kağnının sesiyle köyden şehire,
Arpa geçer, Saman geçer, Kes geçer.

Ürününü en ucuzdan satarken,
Yine şükür eder hesap yaparken,
İşlerin bitirip köye dönerken,
Urba geçer, Şeker geçer, çay geçer.

Bir sofra var keklik eti bal bekler,
Bir sofra var zeytin ekmek yağ bekler,
Bir sofra da kuru ekmek çay bekler,
Toylu geçer, Normal geçer, Aç geçer.

Oturup ocağın bir köşesine,
Bir şehere bakar bir de köyüne,
O an kulak ver sen onun kalbine,
Küfür geçer, Sabır geçer, Kin geçer.

-4-
Sırtlayıp yatağı koyulmuş yola,
Bir daha bakmamış dönüp arkaya,
Şehir deyip varmak için kazaya,
Ova geçer, Yayla geçer, Dağ geçer.

Kurtulayım deyip ekmek derdinden,
Ayrı düşmüş evdeşinden evinden,
Bir iş bulmak için doktor önünden,
Sağır geçer, Topal geçer, Kör geçer.

Haberin yok yüzü toprak kokandan,
Kazma sallar, terler sökmüş sırtından,
Fakir fukaranın boş gırtlağından,
Zehir geçer, Zıkkım geçer, Dert geçer.

Anadolu kutsallığın saklarken,
Berrak sular kıvrım kıvrım akarken,
Ezan sesi göklere dek çıkarken,
Derviş geçer, Ermiş geçer, Şeyh geçer.

KARA OZAN bırak kalemi elden,
Bülbül bile nefret eyledi gülden,
Yokluk odu ile yanan gönlünden,
Duman geçer, Alev geçer, Köz geçer.

Previous Article

Muasır Medeniyet Mefkuremiz

Next Article

Dilde Neleri Kaybettik-Yavuz Bahadıroğlu

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir