Fiilde erimiş fikir

Bir Serkan Akgöz Söyleşisi(Bozkurt Yayınları)

Author: Yorum yapılmamış Share:

Toplum ve kültür sitesi “cemalen” olarak 2017 yılından beri alanında kıymet verdiğimiz isimlerle söyleşi yapmaya gayret ediyoruz. Bugün, çalışmalarını yakınen takip ettiğim bir yayın kahramanı ile sizleri tanıştıracağım. Çıkardığı dergilerle, kurduğu yayıneviyle idealizmini fiiliyata döken yazar Serkan Akgöz’ü tanımaya ne dersiniz?

Serkan Akgöz kimdir? Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Çok yönlü birisiyim. Bunlar nelerdir derseniz. Mesleğim yazılım mühendisliği, bunun yanında bildiğiniz gibi yazarlık ve yayıncılık yapıyorum. Koleksiyonluk yapıyorum. Türkçülük tarihiyle ilgili çalışmalarım biliniyor. Bunun yanında memleketimle ilgili koleksiyon yapıyorum. Film ve müzik koleksiyonum var.

Edebiyata ilginiz ne zamanlarda ve nasıl başladı?

Edebiyata ilgim 2010-11 yılında başladı. Bu nedenle yeni sayılabilir. Liseyi bitirdiğimde henüz bir kitap okumamıştım bile… Kitapla gerçek manasıyla tanışmam birlikte edebiyata ilgim arttı ve bugünlere geldim. Bununla birlikte 2004-2005 yıllarında dergicilik-gazetecilik serüvenim henüz ilkokul çağlarında başlamıştı. Bu heyecanımı bazen azalsa da bugüne dek hiç kaybetmedim.

İyi bir okur olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Yayıncılık sonrasında iyi bir okur olduğumu düşünüyorum.

Bozkurt Yayınlarını kurdunuz. Daha evvelinde de Bozkır Dergisi’ni çıkartıyordunuz. Derdiniz neydi de müşterisi az olan bu işlere girdiniz?

Burada bir eksiği düzelteyim. Bozkır Dergisi’ni, yayınevini kurduktan iki yıl sonra yayınlamaya başladık. Yayınevini kurmadan önce Kavgamız ve Ulukayın dergilerini yayınlamıştık.

Tabii yayıncılığa ilgim ikinci soruda söylediğim gibi ilkokul çağlarımda başladı. Bu ilgi hiç azalmadı. Azalmadığı gibi sürekli edindiğimiz tecrübelerle üstüne ekleye ekleye bugüne geldi. Şimdi bile kendimize geliştirmeye devam ediyor. Her yeni yayında, her yeni çalışmada biraz daha iyiye gidiyoruz. Derdimiz fikirlerimizin tam anlamıyla bir yayında yer alamamasıydı. Bu nedenle hemfikir olduğum arkadaşlarımla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Kıyası pek doğru olmayabilir ama merak ediyorum. Dergicilik mi yayıncılık mı?

Biz her ikisinin de mutfağında olduğumuz için bir fark yok. Ancak günümüzde dergiye ilgi, kitaba oranla hayli az… Bunun çeşitli nedenleri var. Ancak başlıcası teknoloji… Kitaplara olan ilginin de azalacağından korkuyorum.

Türkiye’de yüzlerce yayınevi var. Sizin onlardan farkınız nedir?

Temel farkımız şu biz bir fikrin temsilini yapıyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz… Elbetteki burası ticari bir işletme ancak bizim amacımız kâr etmek değil. Bu nedenledir ki beşinci yılımızda kitap sayımız bir elin parmak sayısını yeni geçti.

Bu işlere başlamadan önce yakın çevrenizden tepkiler aldınız mı? Serkan sen napıyorsun diyen oldu mu hiç?

Böyle bir tepki almadım. Ancak yayınevini kurduktan sonra veya yayıncılıkla uğraştığımı öğrenen herkesten aldığım ilk soru “Ne kadar kazanıyorsun?” oluyor. Yanıt olarak “Kazancım yok hatta giderim oluyor.” dediğimde ise “Neden açık tutuyorsun?” gibi sorular alıyorum. Ne yazık ki günümüzde her işte bir kazanç bekleniyor…

Örnek aldığınız bir editör veyahut yayınevi sahibi var mıdır?

Bizim Bozkurt Yayınları olarak ilham kaynağımızı Nihâl Atsız’ın Aylı Kurt Yayınları ve Nejdet Sançar’ın Afşın Yayınları oluşturuyor. Biz de bu iki yayınevi gibi bir fikri hareketin temsilciliğini yapmaya çalışıyoruz ve kâr amacı gütmüyoruz…

Yakın zamanda Atsız’dan Mektuplar isimli bir çalışmanız oldu. Bu çalışmanızdan bahsedebilir misiniz? Kitabı hazırlarken nasıl bir süreç geçirdiniz? İçinize sinen bir eser oldu mu?

Atsız ve Türkçülere ait evrakları toplamaya başlamamın üzerinden 6-7 yıl geçti. Bu süreçte Atsız’a birçok mektuba ulaştım. Bunların sayısı ilk zamanlarda hayli az olduğu için dergide yayınlamayı düşünüyordum. Ancak sayı artmaya başlayınca Celâl Öcal ve Ahmet Bican Ercilasun başta olmak üzere büyüklerimin teşvikiyle kitaplaştırma yoluna gittim. Çok destek veren oldu. Üç yıllık kitap çalışmasını bu ay içerisinde tamamladım ve yayınladım. Yalnız burada şunu da belirtmek istiyorum. Elinde çok sayıda mektup olan kişilerden tüm çabalarımıza rağmen mektupların bir kopyasını alamadım.

Yayın politikanız bugüne kadar neşredilmemiş arşivlik eserler üzerine gidiyor gibi. Bu güzel birşey tabiki. Bu mücevherlerin devamı gelecek mi?

Şu ana kadar 10 bin parçalık koleksiyonumun 400-500 parçalık bir kısmı yayınlandı. Yeni dosyalarımız hazırlanıyor, inşallah tamamını yayınlayacağız.

Vefat etmiş yazarlardan en çok hangisinin kitabını yayınlamak isterdiniz? Yaşasaydı ne yapıp edip kitabını bizim yayından bastırırdım dediğiniz kişi var mı?

Kesinlikle Nihâl Atsız…

Bozkurt yayınları genç yazarlara da fırsatlar sunmak istiyor mu? Öyle projeler de gelecek mi?

Bu sorunuza biraz politik cevap vereceğim. Bozkurt Yayınları ne yazık ki büyük bir sermayeye sahip değil. Bu nedenle bize ulaşan her dosyayı yayınlayamıyoruz. Bu nedenle şu anda genç yazarlara fırsat sunma imkanımız bulunmuyor. İnşallah ileride..

cemalen blog okurlarına 3 kitap ve 3 film tavsiye etmek ister misiniz?

Kitaplar Cengiz AytmatovBeyaz Gemi, Mehmet Levent Kaya100.000, Necib Mahfuz Dilenci.

Filmler, Yusuf İle Kenan, Dilekçe (Aydemir Akbaş), Pardon (Ferhan Şensoy)

Sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. İyi çalışmalar…

  Next Article

Beyoğlu Sahafı

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir