Fiilde erimiş fikir

Bir Melda Gür Söyleşisi

Author: Yorum yapılmamış Share:

Toplum ve kültür sitesi cemalen olarak yepyeni bir söyleşimizle sizlerleyiz. Bu söyleşimizi 90’lı yıllarda önce Çıtır Kızlar müzik grubu daha sonraları Reyting Hamdi, Yasemince gibi efsane güldürü programları vesilesi ile çeşitli reklam filmlerinden tanıdığımız ve halen aktif olarak tiyatro sahnelerinde yer alan Türk dizi ve tiyatro oyuncusu Melda Gür ile gerçekleştirdik!

Ülkemizin virüs sebebiyle geçirdiği bu zor günlerde dahi kültürel faaliyetlerimize devam edip sizlere hizmet sunmaktan geri adım atmayacağımızı belirtip herkesi evde kalıp faydalı okumalar yapmaya davet ediyoruz.

Melda Gür

Sanata ilginiz hangi yaşlarda ve nasıl başladı?

Ben sanatçı bir ailenin çocuğuyum. Benim babam da devlet tiyatrolarından emekli, ablam balerin, eniştelerimin bitanesi senfonide çalıyor bitanesi devlet orkestrasında çalıyor. Yazar çizer bir aileden geliyorum. Tam olarak şu an ilgi duydum diyemem çünkü kendimi bildiğim andan itibaren daimi olarak bütün sanat dallarına karşı bi ilgim vardı. Dolayısıyla kimsenin bi zorlaması vs de olmadı. Ailemde gördüğüm bütün örnekler bunun üzerinde olduğu için başka türlü olması da beklenemezdi.

Çıtır Kızlar

90’lı yıllarda Çıtır Kızlar adlı bir müzik grubunuz vardı. Çok sevilmesine rağmen fazla da uzun sürmedi. Hobi olarak mı icra ediyordunuz müziği? Devamını düşlediniz mi?

Çıtır Kızlar eğlence amaçlı başlamıştı zaten. Yonca Evcimik  üçüncü kız arıyordu böyle bi fikri vardı. Çok da eğlendik, çok da güzel zaman geçirdik. Fakat sonra bi baktık ki müzik piyasası bizim anlayabileciğimiz bi piyasa değil. Herşey istediğimiz gibi olmuyor. Anladık ki bu müzik şirketleri yüzünden kalitesiz bişeyler olmaya başlayacak… Ayrıca herkesin kendi yaptığı işleri vardı… Ve herkes yaptığı mesleğe  geri döndü. Zirvede bıraktık kısaca.

Reyting Hamdi( Yarmagül ve bacısı Eyşan)

Biz Melda Gür’ü daha çok skeçlerden oluşan Reyting Gamdi, Yasemince gibi Tv komedilerinden tanıyoruz. Lakin artık böyle siyasi, absürt ve tiyatral yapımlar yok. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk insanının mizah anlayışı mı değişti?

Türk insanının mizah anlayışı tabiiki değişmedi. Türkiye’de mizah yapma koşulları değişti.

Bugün çoğu yapımda Reyting Hamdi’den çıkan isimleri görüyoruz. Kemal Kuruçay, Cengiz Küçükayvaz, Necmi Yapıcı, Hülya Şen, Erdem Baş vs vs. Sizin o dönemki ekibinizin ikinci Arzu Film ekibi olma potansiyelinde olduğunu görüyordum hep. Bu konuda fikriniz nedir? Tekrar bir arada olmak ister misiniz?

O ekip neden o kadar uzun süre devam etti? Çünkü o ekipte var olan oyuncuların hepsi gerçek anlamda meslekleri oyunculuk olan insanlardı. Mesela orda var olup devam etmeyen başka isimler de var. Arada gelip geçmiş çok az bizde çalışmış bir sürü isim var ama onlar mesela bugün yoklar. Tekrar bir arada olmayı da isteriz tabii niye istemeyelim ki… O kadar yıl bir arada çalıştık herkesle de görüşüyoruz zaten.

Bu Aşkta Bi Şey Var!!

Uzun yıllardır tiyatroyla meşgulsünüz… Geçmişi de bilen birisi olarak tiyatromuzun bugünkü durumundan memnun musunuz?

Evet tiyatroyu hiç bırakmadım diyebilirim. Yani sadece 1-2 yıllık aram var. Onun haricinde daimi olarak tiyatro yaptım. Türkiye’de çok fazla özel tiyatro var, çok güzel. Bir sürü özel yapımlar yapılıyor. Tiyatro kendi içerisinde gelişim sürecinde bence. Dört dörtlük değil ama ilerleme kaydediliyor. İzleyicisi de hiç fena değil. Özellikle geçen sene tiyatro izleyicisinde müthiş bir artış vardı. Bu da genel olarak dünyada şöyle değerlendiriliyor: Ekonomik düzey ne kadar sıkıntıda olursa, tiyatro izleyicisi çoğalıyor… Çünkü insanlar daha ucuz ve kaliteli eğlence arıyor. Dolayısıyla tiyatro izleyicisinde artış oluyor.

Aşk-ı Memduh
Şaşkın Aşıklar

Bu sanatın değişen dünyanın şartlarında bitme ihtimali var mıdır?

Dünya değişiyor ama dünya ne kadar değişirse değişsin tiyatronun bitmesine imkan yoktur. Çünkü gerçek bi sanat dalıdır tiyatro… Yani var olmak için hiçbir şeye ihtiyaç duymaz. Var olmak için hiçbir teknolojik bağlantıya lüzum yoktur. Atıyorum dünyada elektrik olmasa film izleyemeyiz ama tiyatro seyredebiliriz. Çünkü ham maddesi insandır. Var olmaya devam edecektir…

Sanat sanat için midir; yoksa sanat toplum için midir?

Sanat sanat içindir tuhaf geliyor bana. Sanat toplum içindir tabiiki.

Sık sık kitap okuması yapar mısınız? Bunun mesleki gelişiminiz açısından faydası nedir?

Kitap okumalarım hep olmakla beraber bazen seyrekleşiyor bazen sıklaşıyor. Yazın çok okuyorum çünkü tatil dönemim. Okuyamadığım bir sürü kitabı yazın bitiriyorum. Kışın biraz daha seyreliyor bu iş. Oyunlar, provalar, yollar… Ancak turnelerde otelde yatmadan önce belki birkaç sayfa okuyabiliyorsunuz. Kitap okumak, film seyretmek bunlar önemli şeyler. Bizim mesleğimizde gözlem ve tecrübe tahmin edersin ki çok önemli. Bizim sermayemiz kendi bedenimiz ve aklımız olduğu için bunlara daimi olarak yatırım yapmamız gerekiyor.

Melda Gür ve Ayşen Gruda

Hiç senaryo çalışmanız oldu mu? Yazmayı sever misiniz?

Hiç senaryo çalışmam olmadı, yazmayı da düşünmüyorum. O çünkü bambaşka birşey. Yani şuan için hiç böyle birşey yok aklımda. Başka bir yetenek, başka bir tecrübe işi. Onu yapabileceğimi hiç zannetmiyorum. Onu yapabilenler yapsın lütfen.

Melda Gür’ün hobileri nelerdir?

Yağlı boya ve kara kalem resim yapıyorum. Onun haricinde böyle eşya boyamayı çok severim. Evdeki mobilyalarımı genelde kendim tasarlarım. Ev eşyaları yapmayı severim. Bir de yoktan var etmeyi çok severim. Eski birşeyler alıp onları biriktirip sonra onlardan bambaşka birşey yaratmayı severim. Üretmeden duramam.

Bizi kırmayıp sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederiz…

Çok çok teşekkür ediyorum…

 

 

Previous Article

Bir Bleda Yaman Söyleşisi

Next Article

Bugünlerde

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir