Fiilde erimiş fikir

Bir Kamil Lofçalı Söyleşisi (Kısas)

Author: Yorum yapılmamış Share:

Toplum ve kültür sitesi “cemalen” olarak kısa bir aradan sonra tekrar sizlerleyiz! Uzun süredir gerçekleştirmekte olduğumuz söyleşilere bugün bir yenisinin daha eklenmesinden kıvanç duyuyoruz!

Zor şartlar altında üretmeye devam eden, sosyal meselelere üretimlerinde yer veren, Kısas’ın müellifi çizgi roman yazarı Kamil Lofçalı beyefendiyi daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Sanata ilginiz hangi yaşlarda ve nasıl başladı?

Ortaokul döneminde başladı. Türkçe derslerinde hikaye tamamlama diye bir konu vardı. Kitapta hikaye yarıda kesilir devamını biz getirirdik. Öğretmenim ve arkadaşlarım ilk önce benim okumamı isterler ve genelde beğenirlerdi.

Peki neden çizgi roman yazarlığı?

Çizgi romanları çok severim. Benim de yazdığım bir çizgi roman olsun çok istedim.

Yeni dönem Türk çizgi romanlarından beğendikleriniz var mı?

Süper kahraman konulu olmayan Türkiye’de çıkmış çoğu işi beğenerek okuyorum.

Tarkan, Karaoğlan,Kara Murat gibi çizgi roman kahramanlarımızın sinema filmi çekilmişti. Yeni çizgi romanlarımız neden sinemaya taşınmıyor?

Bence bu sektörü yönetenlerden kaynaklı, isteseler her şeyi yapabilirler ama belli kalıpların dışına çıkıp risk almak istemediklerini düşünüyorum ( ve sanırım bu sektörün içinde olanlar sinema ya da sanat aşığı değiller. Paraları var ve bu işi yatırım olarak görüyorlar) Kısas film olsun çok isterim mesela. Konusuyla ülkemizde ses getireceğine eminim, gündeme çok güçlü bir giriş yapabilir ama hiçbir yapımcının Kısas’a ulaşıp okuyup bu iyi bir fikir bunu film yapabiliriz diyeceğini düşünmüyorum. Bir gün yapılırsa ve olursa tamamen bizim uğraşımız sonucu olabilir.

Kaleme aldığınız Kısas çizgi romanı iyi bir ilgi gördü ve neredeyse pek eleştirilmedi. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Aslında eleştiriler aldık ama çıkarmadan önce oldu bu iş. İşimizi fikrine güvendiğimiz bir kaç kişiye yolladık onların talimatları doğrultusunda eksiklerimizi tamamlayıp baskıya girdik. Onun dışında da sanırım kıyaslanacak, karşısına konulacak başka bir iş olmadığı için çok eleştiri olmadı. Bir yandan da eleştirmesi, yermesi ya da övmesi gereken önde gelen insanlar okuyup işimizi değerlendirmediler diye düşünüyorum. Bugün bile yerli çizgi roman çıkarmış çoğu kişinin Kısas’ı okumadığını biliyorum. Düşünün bir ülkede bir iş yapıyorsunuz, sizinle birlikte bu işi yapan on kişi bile yok ve siz o işleri merak edip okumuyorsunuz. Bundan daha hüzünlü çok az şey vardır.

Çizer Alper Geçgel ile şuan iyi bir ikilisiniz. Bu birliktelik uzun bir süre devam edecek mi?

Sanmıyorum, Alper bu işi meslek olarak yapıyor benim içinse bir hobi. Alper çizgi roman dünyasında çok ileri gidecek birisi bense kendi güvenli bölgemde takılıyorum. Elbette yapacağımız işler mutlaka olacaktır, çok iyi arkadaşız ama uzun soluklu bir ortaklığımız olmaz diye düşünüyorum.

Kadına şiddet gibi önemli bir sosyal meseleye çizgi romanınızda yer verdiniz. Sizi kutlarım. Bu duruş ilerleyen eserlerde de devam edecek mi?

Teşekkür ederim. Kısas’ı hemen bitirmeyi düşünmüyorum. Kısas oldukça bireye şiddeti işleyeceğim. Onun dışında ilerde yazacağım farklı işlerde bireye şiddeti işlemeyi düşünmüyorum. Kısas bunun için yeterli bir kale bence.

Eserleriniz neden eski usul siyah beyaz çizimler? Nostaljik olarak eski döneme selam mı yolladınız?

Siyah beyaz olması ilk başta zamanla alakalıydı. Renklendirme başlı başına zaman alan bir şey, ayrıca maddi olarakta biraz külfetli oluyordu. Gerçi nasıl göründüğünü merak ettiğim için birkaç sayfayı da renklendirmedim değil ama Alper’in çizgileri siyah beyaza daha çok yakışıyordu. O yüzden siyah beyaz olmasında karar kıldık.

Sizce genç çizgi roman yazarları destekleniyor mu? Şahsen Türk yazarlara pek fırsat verilmediğini düşünüyorum. Bu işte de bir tekelleşme mevcut mu?

Bu konu hakkında hiçbir fikrim yok ne yazık ki. Bir platformda çizerler ve yazarlar buluşmalı ortak işlere imza atmalılar. Kendileri bastırıp satmadıkları sürece maddi bir kazanç elde edemeyecekleri bir dönemdeyiz. Ülkemizde basılan çizgi romanlar dünyada iyi satmış ve çok beğenilmiş işler oluyor genelde ve okuyucu hep iyi işleri tüketmiş oluyor. Rekabete girecekleri işleri görüp onların dengi işler yapmaları lazım tabi bir de buna Türk okuyucunun Türk işini daha görmeden beğenmeme önyargısını da eklemeleri gerekiyor. Sıkıntılı bir süreç.

Genç yazarlara bu hususta tavsiyeleriniz nelerdir?

Kendilerine güvensinler.

Sizden Cemalen blog okurlarına 3 çizgi roman tavsiyesi istiyoruz 😊

Scalped, Hamsiyi Beklerken, Sandman (bonus:vaiz)

Sayın Lofçalı, sorularımızı içtenlikle cevaplayıp bizi kırmadığınız için sonsuz teşekkürler…

Bana zaman ayırıp blogunuzda yer verdiğiniz için teşekkür ederim, saygılar.

Röportaj: Cemal BERKTAŞ

  Next Article

Cahit Zarifoğlu’na ait olduğu sanılan sözler- Ahmet Zarifoğlu

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir