Fiilde erimiş fikir

Bir Bleda Yaman Söyleşisi

Author: Yorum yapılmamış Share:

Toplum ve kültür sitesi “cemalen” olarak yepyeni bir söyleşi ile karşınızda olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Yayın hayatımız boyunca birçok sinema ve tiyatro oyuncusu,yazar,ozan, rock grubu solisti ile söyleşiler gerçekleştirdik. Yalnız büyük bir eksiklik vardı… Bu eksik pek tabiidir ki insani duyguları estetik bir usulde raksettiren bir şairdi! İşte şimdi cemalen okurlarını bu susuzluktan giderme vakti… Söğüt, Ayarsız, Demlik gibi hatrı sayılır mecmualarda şiirlerine yer veren, Mahbube’ye Hâl Beyanı adlı şiir kitabının yazarı şair Bleda Yaman beyefendi ile tanışma zamanı. İyi okumalar dileriz efendim…

Şair Bleda Yaman

Şiir türüne ne zamandan beri ilgi gösteriyorsunuz?
Çocukluğumdan beri şiire ilgi duyuyorum. İlkokulda yaşımın üzerinde şiirler okurdum. Çoğunu anlamasam da ilgimi çekerdi.

Şiir yazma kabiliyetinizi nasıl keşfettiniz?
İnsanın kendine dair keşiflerinin ne zaman başlayıp biteceğine dair hüküm sahibi olduğunu söyleyemem. Lisede şiir ve kompozisyon yarışmalarına öğretmenlerimin telkinleriyle katılırdım. Sanırım başkaları tarafından keşfedilince başlıyor hikaye ve insanın kendini keşfetmesi için bir ışık oluyor.

Dolunayın Türküsü

Bir şair olarak sizi şiir yazmaya iten ülküler nelerdir?
Soruda yalnızca ülküler denildiği için sınırlı cevap vermek zorunda hissettim kendimi. Çünkü ülkülerin yanında fikirler, hisler vs. de olabiliyor şiir yazma güdüsü bakımından. Ama beni şiir yazmaya iten gaye Türk şiirine ve Türkçeye bir katre dahi olsa hizmet edebilmek. Merhum Banarlı’nın tabiriyle “her şeyden evvel Türkçe ülkücüsüyüz.”

Türk edebiyatında örnek aldığınız, ufkunuzu geliştiren, severek okuduğunuz şairler var mı?
Türk edebiyatı derya deniz malumunuz. Mazimizde ve dahi günümüzde pek kıymetli isimler var. Birçok şairi severek, hayranlıkla okuyorum. Harold Bloom’un “Etkilenme Endişesi” kavramından yola çıkarak etkilenmekten ziyade “esinlenmeye” gayret ettiğim belli başlı şairlerimiz var. Fuzuli, Karacaoğlan, Yahya Kemal, Faruk Nafiz, Attila İlhan bunların başında gelir benim için. Her dönemi ayrı bir ufuk açıcı gördüğüm için tasnif etmem çok zor.

Tehlikeli Saatler

Söğüt, Ayarsız, Demlik gibi dergilerde şiirlerinize yer veriyorsunuz. Bugünkü durumda genel olarak dergilerin çeşitliliğinden ve kalitesinden memnun musunuz?
Gayet memnunum. Her biri kıymetli kalemlerin yer aldığı “hür tefekkürümüzün kaleleri.” Çeşitlilik olması da ayrıca sevindirici. İçerik ve tarz olarak farklılaşma olmasını da makul buluyorum. Zira birbirini tekrar eden yayınlardan yıldık. Son yıllarda güzel işler çıkıyor ortaya. Demek ki böyle bir edebî açlık varmış. Dergilerimiz yalnızca “estetik” kaygılar güttüğü sürece daha da mükemmel işler olacağını düşünüyorum.

Bir adet şiir kitabınız mevcut, yeni eserlerinizden oluşacak ikinci bir kitabın da yayınlanma vaktinin geldiğini düşünüyor musunuz?
Sadece ben değil, sanırım okur da düşünüyor bu durumu. İkinci kitabımın çalışmalarına başladım. Şiirleri derleyip toparladıktan sonra Tün Kitap’ın usta ellerine emanet edeceğim. Süre olarak da kesin bir tarih veremiyorum. Ama en geç Eylül 2020 diyelim…

Bleda Yaman’ın ilk şiir kitabı…

Amatörlükten profesyonelliği nasıl geçtiniz? Dergilerden önce hiç blog çalışmanız oldu mu?
2012’den beri bazı şiirlerimi ve yazılarımı yayınladığım blogum var. Bizzat profesyonelim diyemem fakat şiirlerin matbu olarak yayınlanması önemli bir eşikti. Üzerine koyarak gitmek lazım. Profesyonelliğin belli bir emek sonucu resen oluşacağını düşünüyorum.

Bleda Yaman ne zaman şiir yazar? İlham denilen mefhuma inanır mısınız?
Bleda Yaman bazen olmadık zamanda bazen de tam zamanında şiir yazar. Bence her şairin vaziyeti böyledir. Kimi zaman ilham adı verilen o kusturucu hisle doğar şiir, kimi zamansa bir matematik kurularak yazılır. Fransız şair Paul Éluard; “Şair ilham verendir, alan değil.” diyor. Bu zaviyeden bakacak olursak ilham dediğimiz mefhum aslında şairin doğasında zaten mevcuttur. Sonradan nakledildiğini yahut bahşedildiğini düşünmüyorum. İyi bir şairin yazmak için hislere ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü hissedemediğini yazmak daha zordur ki şiirde bu böyledir. O yüzden her zaman şiir yazabilmek isterim.

Şiir yazmanıza zorba bir usulde engel olunsa, neler hissedersiniz?
Söverim, isyan ederim, muhtemelen yine bir şiirle anlatmaya çalışırım derdimi. Çünkü şiire dair meseleler yine şiirde halledilir.

Sizin şiir dilinizi romantik, idealist ve bazı durumlarda derine inen bir hâlde buluyorum. Saf öz şiirin kokusunu alıyorum diyebilirim. Merak ettiğim husus ise bunun zıttı…Post-modern şiirler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Estağfurullah. Teveccüh buyurmuşsunuz. Öncelikle şunu söylemek isterim. Yenilenmeyen şair yenilir. Yenilenmekten kastım özü bırakıp geleneği terk etmek değil. Ortada zaten bir tohum vardır ve sizin o tohumun yeşermesi için bazı çabalara girişmeniz gerekir. Sulamak, bakımını yapmak, güneşlendirmek vs… İşin aslı Post-modern dediğimiz dönem miadını doldurdu. Bu konu üzerine ciltlerce kitaplar var. Kısaca ifade etmem gerekirse ben doğam gereği meraklı bir insanım. Post-modern sayılan yapıtları da okuyup anlamaya çalışıyorum ve işime yarar, estetik açıdan başarılı gördüğüm eserleri daha bir dikkatle inceliyorum. Post-modern şiir bana kalırsa bir fiyaskodur ama kaideyi bozmayan istisnaların peşindeyim.

Poetika Notları-1

Türk edebiyatı ve özellikle de şiiri sizce gelişiyor mu? Neslinizden memnun musunuz?
Şiir, doğar, yaşar ve ölmez. Can çekişir, bitkisel hayata girer ama ölmez. Ben bu fikre iman ettim. İçeriğin, özün, biçimin veya biçemin değiştiği dönemler olur. Şiirin kendi içerisinde de buhran dönemleri vardır. Ama bir dize bir şiiri, bir şiir şuarayı, bir şair dönemi değiştirebilir. Bu vesileyle Türk edebiyatı zirve dönemindedir diyemem, bu tarihe haksızlık olur. Bunun yanında ümitvâr olduğumu da belirtmek isterim. Özellikle analog çağdan dijital çağa geçişin tanıkları olan kendi neslimden umutluyum. Sorumluluk sahibi, cesur ve meziyeti yüksek arkadaşlarımız var. Onların omuzlarında Türk edebiyatının layık olduğu seviyeye geleceğini söyleyebilirim.

Şairliği bir cümleyle veya dizeyle ifade etmek ister misiniz?
Delilik. Şairler delirmezler, delidirler. Faruk Nafiz’e başvuralım:
Varsın seni ömrünce azabın kolu sarsın,
Şair! Sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın.

Bleda Yaman’ın hobileri nelerdir?
Şiir bir hobi değildir. Öncelikle onu ifade etmek istedim. Sabit bir hobim yok. Ben de herkes gibi bilindik bazı şeylerin meftunuyumdur. Kitap okumak, film izlemek gibi…

Sizden genç şairlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Estağfurullah. Ben yaşlı bir şair miyim? Aşk olsun… Kardeşlerime yalnızca önerim şudur: Gizemli, meraklı ve umursamaz olun! Sadece şiirde değil hayatın her alanında böyle bir yol seçenin muvaffak olacağına inanıyorum. İsim, akım, dönem ayırt etmeden herkesi okumak gerektiğini; hevesimizi zedeleyecek her art niyetli telkini kâle almadan yalnızca bizi pişirecek tenkitleri başucu yaparak şiirin efsunlu ve güzel yolunda iddialı ve gayretli yürümek icap ettiğini unutmayalım.

Bizi kırmayıp bu içten söyleşiyi gerçekleştirdiğiniz için teşekkür ederiz… Çok teşekkür ederim. Sevgi ve hürmetle…

RÖPORTAJ: Cemal BERKTAŞ

Previous Article

Bir Ahmet Çevik Söyleşisi

Next Article

Bir Melda Gür Söyleşisi

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir