Fiilde erimiş fikir

Bir Ahmet Çevik Söyleşisi

Author: 1 Yorum Share:

Toplum ve kültür sitesi “cemalen” olarak sanat dolu söyleşilerimize gücümüz ve imkanımız nispetince duraksamadan devam ediyoruz. Bugün sizlerle paylaşacağımız bu güzide söyleşi eminim ki bu zor günlerde hepimize iyi gelecek….

Söyleşimizi kiminle mi yaptık? Ekranda, sahnede, onu her gördüğümüz mekanda yüzümüzde tebessümler açtıran, sanatçı olmanın şuurunu daima taşıyan, unutulmaz yapım Olacak O Kadar’ın unutulmaz ismi Ahmet Çevik ile!

Onu daha yakından tanımaya ne dersiniz? Buyrun o zaman ekran başına!

Sanata ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Lise yıllarında tiyatro yapmaya karar verdik. Birkaç arkadaş bir araya gelip tiyatro salonunda bir oyun sergiledik. Oradaki alkışı ve ilgiyi gördükten sonra “Kesinlikle oyuncu olmam lazım!” dedim.

Çevrenizde sizi bu kararınızdan ötürü eleştirenler oldu mu?

Evet o dönem bi hocamız bize karşı çıkmıştı. “Siz dedi ne yapıyorsunuz öyle kızlı erkekli tiyatro salonunda? Kimse ne yaptığınızı bilmiyor; o yüzden oyun yapmanızı orda yasaklıyorum” dedi bizlere. Bunun üzerine ben müdürün odasına çıktım müdür bizi destekledi “Siz devam edin Ahmet” dedi.

Olacak O Kadar

Levent Kırca’nın talebesi olduğunuzu biliyoruz. Onunla yollarınız nasıl kesişti?

Konservetuar sınavına girmiştim ve kazanamamıştım. Sonra gazetede küçük bir ilan gördüm. “Levent Kırca ve Oya Başar tiyatroyu seven gençler arıyor!” diye… Seçilemem diye gidip, 380 kişi arasından seçilmeyi başardım. Böylece hayatımız kesişmiş oldu.

Levent Kırca’nın ustalığından bahsedebilir misiniz? Sizi bu mesleğe nasıl hazırlardı?

Levent Kırca çok iyi bir usta, çok iyi bir oyuncu, çok iyi bir insan, çok iyi bir baba, çok iyi bir sanatçı. Gerçekten dünya çapında bir oyuncu. Beni kadroya aldığı zaman “Hemen sen şimdi oyuncu olarak buraya başlayamayacaksın. Buraya girmeyi kabul edersen herşeyi yapacaksın… Bu işin mutfağını öğreneceksin. Yani çivi çakacaksın, dekor taşıyacaksın, boya yapacaksın.” dedi. Ben de olur dedim. Açıkcası pratik şeklinde öğrendim. Bu işleri yaşaya yaşaya, sahnedeki oyunculuğu yaşaya yaşaya öğrendim. Levent hoca, kafama vura vura, bazen bu rol böyle mi oynanır diye diye, bana kıza kıza, bağıra bağıra öğretti. Biliyordum ki hepsi iyiliğim içindi.

Levent Kırca- Ahmet Çevik
Usta-Çırak

Olacak O Kadar, Reyting Hamdi, Yasemince gibi sosyal, politik miza yapan parodilerden oluşan programlar artık yapılmıyor. Sizce Türk halkının mizah anlayışı mı değişti?

Ben pek değiştiğini düşünmüyorum. Eğer bu tarz programları tekrar verirseniz bu insanlar seyredecekler. İnsanlara verilen şey şuanda sadece reality showlar, akşamları dramlar… İnsanları bunalıma sürükledi bütün televizyon camiası. O yüzden komedi dizisi bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar az. Komedi programı yapalım dediğimizde de yapımcılar “Biz onu yurtdışına satamıyoruz. Gerek yok.” tarzı cümleler kuruyorlar. Adamlar sadece bu işin sadece satış aşamasında. Tabiiki para kazanmak önemli ama yurtdışına satmak galiba onların bir numaralı gayesi para kazanmak.

Türk tiyatro ve sinemasının bugününden memnun musunuz? Daha iyi olması için neler yapılabilir?

Türk sineması ve tiyatrosunda eskiye göre çok güzel işler yapılıyor evet. Önemli olan aynı ilgiyi görüyor mu? Bunu tartışmak lazım. Sanatsal filmlerin pek ilgi gördüğünü düşünmüyorum ama sabun köpüğü filmler baya bi reyting yapıyor, gişe rekorları kırıyor biliyorsunuz. Aslına bakarsan, nabza göre şerbet veriliyor burda da. Ben tiyatro açısından elimden gelen herşeyi yapıyorum, en kaliteli komediyi vermeye çalışıyorum. Herkes kendi adına kendi hakkına düşen şeyi yaparsa bence çok daha güzel olabilir herşey.

Hayatınızda kitabın rolü ne derecede? Mesleki gelişiminiz açısından faydasını görüyor musunuz?

Kitap okumaya çalışıyorum zaman buldukça. Zaman buldukça aslında çok kötü bir kelime ama… Şuanda okuduğum kitap ise Nutuk. Nutuk’u okumamın sebebi ise tekrar bilgilerimi tazelemek. Bazen aynı filmi birkaç kere seyrettiğiniz gibi bazı kitapları da birkaç kere okumak gerekiyor. Nutuk da onlardan birtanesi.

Ahmet Çevik Tiyatrosu, Piknik Sepeti.

Rollerinizdeki başarılarınızdan dolayı iyi bir gözlemci olduğunuzu öngörüyoruz. Dolayısıyla iyi bir senaryo yazarı olabileceğinizi de düşünüyorum. Hiç senaryo çalışmanız oldu mu?

Herhangi bi yazı deneyimim olmadı. Sadece askerde yapmıştım. O da gözlemlediğim doğrultuda. Ama çok ciddi boyutlarda büyük senaryolar yazıp oyunlar oynamadım. Herkes haddini bilmeli. Bu konuda da ben haddimi biliyorum ve bu işi de bence senaristler yapmalı. Çok çok değerli senaristler var… Mustafa Arıkoğlu, Deniz Nida Şener çok iyi senaristler… Belki bilinmeyen o kadar yazar var ki o insanları suyun yüzeyine çıkarmak lazım. O yüzden onu da yaparım bunu da yaparım ama oraya da para vermeyeyim diye bakmamak lazım bu işe…

Ahmet Çevik sahnede.

Sizi genelde komedi yapımlarında izledik. Ahmet Çevik birgün dramda oynamak ister mi? Yoksa kendisini daha çok komediye yakın görüp dram yapımlarda oynamak istemez mi?

Komedi oynamayı çok seviyorum. İnsanları güldürmek, eğlendirmek gerçekten bana çok haz veriyor. Söylediğim laflara kahkayla gelen karşılık bence dünyanın en güzel seslerinden bitanesi. Dramda oynamak isterim ama her akşamla tvlerde dram var, insanları böyle tuhaf ruh hallerine sokarlarken şimdi ben bi de dram oynamak istemem. Tabiki de oynarım ama insanları güldürmek daha çok hoşuma gidiyor.

Kaçmak Ya Da Kaçamamak

Rolünüze nasıl hazırlanırsınız? Çalışma dsiplininizi merak ediyorum hocam.

Senaryoyu okuduktan sonra(birkaç okumada) ve provalarda ortaya çıkıyor… Ukalalık olarak düşünmeyin ama profesyonellğin vermiş olduğu birşey olabilir bu.

Her Yöne 90dk.

Turnelerle Anadolu’yu karış karış gezen birisiniz. Bu geziler sonucunda Türk halkında gördüğünüz güzellikler nelerdir?

Türkiye’nin her yerini dolaştık. Köy köy, kasaba kasaba. Türk halkı gerçekten çok misafirperver. Ve biz de o kadar doğru işler yapmışız ki her yerde sevildik. Kötü bir durumla karşılaşmamak çok güzel birşey. Türk halkı gerçekten oralara gittiğiniz zaman seyrediyor. Oralara gitmek lazım. Biliyorum Ankara’dan öteye gitmeyen tiyatrocu arkadaşlar var. İnşallah bigün oralara da giderler. Oranın başka bir havası var çünkü.

Genç oyuncu adaylarına tavsiyeleriniz var mıdır hocam?

Bana çok yazıyorlar. Ama yüzde 99’u şöhret olup para kazanma peşinde. Bu işi emeğiyle hakkıyla yapmak isteyen belki evet yüzde 1… Buna çok üzülüyorum. Biz böyle yetişmedik. Zaten böyle de olmaz. Sabun köpüğü gibi işte giderler, oynarlar fakat ilerleyemezler. Bu işte de eğitim şart. Alaylı olmak da önemli. Usta çırak ilişkisi, kurslar, konservatuarlar… Bu işi eğitimini almak lazım.

Bizi kırmayıp içtenlikle sorularımıza cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz…

Ben teşekkür ederim. Bana değer verdiğiniz için, sorular yönelttiğiniz için, yerinizde yer ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

RÖPORTAJ:Cemal BERKTAŞ

Previous Article

Bir Uğur Günel Söyleşisi

Next Article

Bir Bleda Yaman Söyleşisi

You may also like

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir