Fiilde erimiş fikir

Bir Berat Zarifoğlu Söyleşisi

Author: 2 yorum Share:

 

Geçtiğimiz günlerde ”cemalen.com” olarak sizlere söz vermiştik. Birbirinden kıymetli kişilerle buluşup röportaj yapacaktık… İşte şimdi ahdimize sahip çıkmanın verdiği gururla sizlerin karşısındayız efendim… İlk röportajımızı zarif bir hanımefendiyle gerçekleştirdik. Kiminle mi? Buzdağı’nın Şairi Cahit Zarifoğlu’nun mütevazi hanımı Berat Zarifoğlu ile…Lafı fazla uzatmadan sizleri yayımlamaktan iftihar duyduğum söyleşiyle başbaşa bırakmak istiyorum…

(Berat Zarifoğlu ve Cahit Zarifoğlu)

Gençliğinizden başlayalım efendim. Siz büyük islam alimi Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin torunu ve Van müftüsü Kasım Arvas Bey’in de kızısınız. Ailenizin savunduğu İslami değerler gençliğinize nasıl tesir etti,gençliğiniz nasıl geçti?

Vallahi gençliğim çok güzeldi. Evimiz mutlu büyük bir evdi. Gelen gidenin bol olduğu, Kuran-ı Kerim’in çok okunduğu bir evdi…

Van’da mı ikamet ediyordunuz?

Evet, 19 yaşına kadar Van’da yaşadım… Sonrasında evlendim zaten.

Cahit Beyle ilişkiniz nasıldı? Mutlu muydunuz?

Cahit Bey 35 yaşındaydı. 16 yaş benden büyüktü… Ona ”siz” diye hitap ediyordum. Ben çok temiz bir aileden gelmiştim. Evimde islami terbiye alınca büyüklere saygı, küçüklere merhametli davranma, misafir Tanrı misafiridir,ona hizmet edilir,iyi davranılır bakış açısıyla büyüdüm. Açıkcası bu tarz artılarım Cahit Bey’in donanımıyla birbirini tamamlıyordu. Ben ona hanım olarak tertemiz bir sayfaydım diye düşünüyorum. O da benim şansımdı… Saygıya dayalı bir evlilik olmuştu bizimkisi…

Evde nasıl biriydi Zarifoğlu? Çocuklarına vakit ayırabiliyor muydu?

Çok mutluyduk. Çocuklarımızla bir anne kadar  ilgilenirdi… Dedikoduyu hiç sevmezdi. Ne konuşulursa konuşulsun ”Ben bilmiyorum” derdi. ”Cahit Bey, yalan değil.” derdim yine de ”Ben bilmiyorum.”derdi. Çok ev değiştirdik bu arada. 11 senede 8 ev… En uzun süre kaldığımız yerde 1.5 sene kaldık..

Mekan değiştirmede ferahlık mı yaşıyordu Cahit Bey?

Yok vallahi kovuyorlardı bizi!(Gülüyor.) Kapıya gelip 1 hafta içinde evi boşaltın dedikleri bile oldu. 80 dönemi sıkıntılıydı bizim için.

İhtilal dönemi Cahit Bey’in hiç ifadesi alındı mı?

Cahit Bey’in ”Ahmet Sağlam” olarak yazdığı yazıları o gün ihtilal oldu diye yaktık. Sayfa sayfa biriktirmiştim o yazıları. İhtilal oldu denilince bazı sivil polisler bizi uyardı: ”Cahit abi siz de aranabilirsiniz” diye. Malum yazıların hepsini sobada yaktım. Hedefte onlar(gazeteciler, şairler, mütefekkirler) vardı. Çok zor günlerdi o zamanlar. Yaktığımız yazılar şimdi arşivde bulunuyor ama bizim evde yok. O kadar emek vererek biriktirmiştik….

Siz nasıl düşünüyorsunuz merak ediyorum.O dönem kırılan, baskılanan insanların eserleri, talebeleri bugüne kadar gelseydi Türkiye daha farklı bir çizgide olurdu bence…

Ama şöyle de bir durum var: bir nesil(Recep Garip, Ali Haydar Haksal) hep Cahit Bey’den ilham aldılar. Cahit Bey onlarla çok ilgilendi. Hatta Ferman Karaca ödül almış bir şiirini gönderiyor Cahit Bey’e.Diyor ki: ”Kendimden çok emin olarak şiirimi gönderdim. Cahit abi çok beğenecek!” Mektuba cevap olarak Cahit Bey Ferman Karaca’nın beklemediği şekilde: ”Sevgili Ferman bu senin yazdığın şiirler miting alanında atılan sloganlara benziyor…Dilinizi yumuşatın.” tarzında cevap vermiş… Ferman Karaca şok olmuş tabi. Velhasıl bir nesle ”O” ağabeylik etti.

Dava adamlarından bahsetmişken, Üstad Necip Fazıl’ı sormak istiyorum. Bilindiği kadarıyla aralarında bir sevgi bağı mevcut.Üstadla, Buzdağı’nın Şairi’nin arası nasıldı efendim?

                                                         (Necip Fazıl Kısakürek ve Cahit Zarifoğlu aynı karede…)

Necip Fazılla arası çok iyiydi. Sık sık evine giderlerdi. onlar bize gelirlerdi. Necip Fazıl’ın sohbetlerinde bulunurlardı. Necip Fazıl ayrıca bizim nikah şahidimiz olmuştu. Cahit beyle evleneceğimizi duyunca: ”Ben onların şahitleri olurum!” demiş… Yedi Güzel Adamda anlatıldığı gibi değildi yani olanlar…

Yedi Güzel Adam dizisi için görüşlerinizi aldılar mı?

                                               (Yedi Güzel Adam dizisi 2014 yılında Trt1 ekranlarında yer almıştı.)

Hiç görüşümü almadılar. Zaten  bir dizi çekeceklerini duyunca: ”Yandık!” dedim -Ahmet de(oğulları) sinema televizyonda okuğu için- biliyoruz ki işin içinde illa ki bir kurgu olacak. Açıkcası kurgular beni çok rahatsız etti. Hiç istemediğimiz şeyler oldu. İzin alma gibi bir durum olmadı zaten. Biraz Cahit Bey’i yakmış oldular. Kurgular genellikle Cahit Bey’in üzerineydi…

Cahit Bey iyi yemek yapıyormuş. Öyle bir duyum aldık. Doğru mu?

Ben yemek yapmayı bilmiyordum. Cahit evde olmasaydı biraz onu pişirecektim biraz da diğerini pişirecektim. Ayrı ayrı kıvama gelince ikisini nasıl karıştıracaktım onu bilmiyordum işte(Gülüyor.) Bilmiyorum diyince bana tarif edip, yaptı sağolsun. İlk ondan öğrendim ama sonunda geçtim diyebilirim…

Cahit Bey’e malumunuz Buzdağı’nın şairi deniliyor ve bazı şiirleri gerçekten anlaşılamıyor. İnsani olarak siz onun ruh halini anlıyabiliyor muydunuz?

Çok kibar. Lafıyla hareketi bir olan bir insan. Merhametli ve çok anlayışlıydı. Az konuşurdu. Açıkcası ben yazılarıyla, duygularını daha iyi anlardım. Yazılarıyla hissettiklerini daha çok belli ederdi Cahit Bey. Ayrıca çok hassas biriydi. Bir gün bana : ”Berat Hanım komşuya sorar mısın, daktilo sesi onlara geliyor mu? ” demişti. Böyle duyarlı biriydi.

Efendim Cahit zarifoğlu sadece ”bir aşk şairi” değil bence. ”Filistin her müminin önünde bir sınav kağıdı diyen” biri aynı zamanda mütefekkirdir diye düşünüyorum.

Afganistan davasına çok önem verirdi. Ben 25 yaşındayken şöyle diyordu: ”Ben özel bir televizyon kurmak istiyorum.” ”Neden?” diyordum. ”Biz doğru haberi verelim” diyordu… Doğru bilgi vermenin derdiyle dertleniyordu… İleri görüşlüydü.

Bardaktaki suyu boşaltırsak içerisine hava dolar. Fikri olarak meydan boş bırakılırsa zararlı fikirler yayılabilir. Cahit Bey gerçekten ileri görüşlü bir insanmış…

Peki, en yakın arkadaşı kimdi?

                                                                                     (Adil Erdem Bayazıt)

Erdem Bayazıt ve Akif İnan. Erdem Bayazıt bir dönem  milletvekiliydi. %50 indirimli iki hat sahibi oluyormuş onlar. Erdem Bey birisini bize vermek istedi. ”Siz indirimli kullanınız, maddi durmunuz müsait değil” diye. Cahit bey  40 yaşında malulen emekli olmuştu. Üç aydan üç aya az bir ücret alıyordu, yetmiyordu. Arkadaşlıkları gerçekten çok sağlamdı.

”Yedi Güzel Adam” ve aileleri sık sık bir araya gelirler miydi?

Aile ziyaretlerimiz olurdu. Onlar çok uzun süre konuşurlardı. Biz hanımlar yemek yerdik;çay içerdik, çay biterdi; meyve yerdik sonra çocukları uyuturduk daha sonra bizim de uykumuz gelirdi fakat bunların sohbeti bitmezdi.(Gülüyor.) Birbirlerinin kitapları çıkarken çok sevinirlerdi. onlar kardeşten ötelerdi…

(Berat Zarifoğlu çocuklarıyla.)

Hatrınızda kalan anlatmak istediğiniz bir anınız var mi?

Kadın ve Aile Dergisi bir sayısında test yayınlamıştı. ”Eşinizden izinsiz bir yere gittiğinizde eşinizi haberdar eder misiniz?” ”Eşinizin sevdiği yemekleri mi yaparsınız yoksa kendi sevdiğiniz yemekleri mi yaparsınız?” ”Eşinizin  akrabalarını mı daha çok ziyaret edersiniz yoksa kendi akrabalarınıza mı daha çok uğrarsınız?” tarzında beş on tane soru vardı. Ben testi çözdüm. Çok iyi bir eş olduğum çıktı(Gülüyor). Cahit Bey gel şu teste beraber bakalım dedi. İşaretlediklerimi değiştirmeye  başladı. ”Sen bir yere giderken benden daima izin mi alıyorsun?” dedi.Ben de: ”Komşudan da mı izin alıcağım?”dedim.(Gülüyor.) ama yine de şıkkı değiştirdik. İkinci soruya geçtik. Yine cevabı değiştirdi.Ben: ”Ama Cahit Bey ben hep sizin sevdiklerinizi yapıyorum.”dedim.Şöyle karşılık verdi ”Berat Hanım ben her yemeği severim, yemek seçmem ki.” dedi. O testi güle güle tekrar yaptık… Sonuç olarak da iyi bir eş olmak için biraz gayret etmeniz gerekiyor tarzı bir şey çıkmıştı.(Gülüyor.)

Röportajımızı bitirirken son bir şey daha sormak istiyorum. Cahit Bey’in yarım kalan hayalleri var mıydı?

Özel televizyon dışında çocuklarıyla kuran okumak,hacca gitmek ve Ahmet’in sünnetinde oynamak… Ben sinirlendiğimde 30 sayısını çok kullanırım. Hacca gidelim dediğinde: ”30 tane çocuğumuz var nasıl gideceğiz? Önce sen bi git gör bakalım.”demiştim. Gidemedi. Gidemedik. Hem hocamı hem kocamı kaybetmek zor olmuştu….

 

(Cahit Zarifoğlu’nun cenaze merasimi.Berat Zarifoğlu bu merasime: ”Her kesimden insan geldi.” diyor.)

Bizlere kıymetli vaktinizden pay ayırdığınız için sizlere çok teşekkür ederim.Allahü Teala razı olsun…

Allahü Teala razı olsun.Ben de teşekkür ederim… Böyle gayretli gençlerle buluşmaktan memnuniyet duydum.

 

Röportaj:Cemal BERKTAŞ

 

 

 

Previous Article

Abdülhamid Han(Gök Sultan)-Hüseyin Nihal Atsız

Next Article

ÇARE: İstişare

You may also like

2 yorum

  1. Maşallah elinize sağlık. Berat Hanımefendi’ye ve size teşekkür ediyorum. Böyle yazıların devamını da bekliyoruz bu arada.

  2. Yedi Güzel Adam dizisinde en çok merak ettiğim husustu Berat hanımefendinin rızasının ve görüşlerinin alınıp alınmaması. İzlerken en rahatsız olduğum yerdi. Böyle bir röportaj yaparak merakımızı giderdiniz. Zarif beyefendiyle Zarif Hanımefendiyi tanıma fırsatı verdiniz. Hanımefendiye ve size teşekkür ederiz.

Emre Yıldırım için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir